21 Kasım 2008 Cuma

butch cassidy and the sundance kid

Voltranlı bir pazar sabahı sonrası trt ekranlarında izlemiştim ilk kez. Yıllar sonra tekrar izledim. Sonra tekrar. Bir iki yıl sonra tekrar. Hiç sıkılmayacağım sanırım bu filmden...

20 Kasım 2008 Perşembe

tina dico

Güzel müzik yapan, güzel sesli, güzel kadınlara bir zaafım var. Evet kabul. Tina da bu bayanlardan biri. Zero 7'ın when it falls albümündeki home ile tanışmıştık kendisiyle. Sonra solo albümlerini dinledik hatta bir iki kere görüştük. Aramızda bir şeyler filizlendi. O orada ben burada olmuyordu bir türlü. "Bu haftasonu annemlerle size geliyoruz , müsait misiniz? İsteteceğim seni allahın emri peygamberin kavliyle..." dedim. Çıkmadı bir daha telefonlarıma.

Zalım kadın....



7 Kasım 2008 Cuma

yeni sherlock holmes - robert downey jr

Alemin en kadri kıymeti bilinmemiş (gavurun underrated dediği) aktörüdür bu adam. Madde bağımlılığı yüzünden kariyerini bir türlü ilerletememiş, yıllarca klinik klinik gezmiştir. Ama büyük hatta çok büyük oyuncudur. "Neden?" diyen "Chaplin"i bir izlesin...

Şu aralar Londra'da takılıyor. Guy Ritchie'nin yönettiği yeni Sherlock Holmes filminde cevval dedektifimizi canlandıracak. Yancısı Dr. Watson da Jude Law olacakmış.

Fotoğraflara bakınca hissediyoruz; bambaşka bir Holmes portresi çizecek bu adam. Hatta kılık kıyafetini görünce aklıma hemen Chaplin geldi...



24 Ekim 2008 Cuma

...from hell

Olimpiakos'un meşhur Gate 7 tribün grubu...

phantom of the stadium

PAOK maçından bir kare... Seviyorum tribün fotoğraflarını...

21 Ekim 2008 Salı

ironi nedir?

İroni budur...

20 Ekim 2008 Pazartesi

çarşı

19 Ekim 2008 Pazar

lomography

Sistem'in ürettiği küçük pazarlama mucizelerinden biridir. Ne sanat, ne de sanat akımlarıyla hiçbir alakası olmayan; derinlikten yoksun, ucuz bir gençlik fenomenidir.

Alman harikası Minox lense -ki Ruslar bu lenslere İkinci Dünya Savaşı sonunda Almanya'nın işgaliyle el koymuşlardır- güvenilir bir kasa ve Japon Teknoloji'sinin eklenmesiyle oluşturulmuş olan lomo compact automat'ları, bi' boka benzemeyen içi boş bir manifestoyla üniversiteli özgür ruhlara pazarlayan arkadaşlar vurgunun şahını yapmışlardır. Pazarlananlarsa, ucuz bir SSCB eskisi alete bir sürü para bayılmış, kendilerini iyi hissetmiş, bir iki kere sokağa çıkıp "belden" çekim yapmış, karşı cinse anlatıp hava atmış, sonra da bu şirinlikten sıkılıp fotograf makinesini odalarının bir yerlerinde tozlanmaya bırakmışlardır.

Bu işe başlamayı düşünenlere tavsiyem şudur; OMO kutusundan çıkan kompakt bir fotograf makinesini alın, içine bir adet fuji superia ya da kodak gold takın. Sokağa çıkıp otu boku çekin.

Aynı şey...

Hem de hevesinizi süper ucuza almış olursunuz. Hatta bu akıma yeni bir isim de koyun: osmanography mesela...





23 Eylül 2008 Salı

dakika 90+4, gol dostoyevski


"... iki kere iki dört çekilmez bir şey. İki kere iki dört, bana sorarsanız, bir küstahlıktır. İki kere iki dört ellerini böğrüne dayayarak yolumuzu kesen, sağa sola tükürük atan bir külhanbeyinin ta kendisidir. İki kere iki dördün yetkinliğine inanırım, ama en çok övülmeye değer bi şey varsa, o da iki kere ikinin beş etmesidir."

Fyodor Mihailovic Dostoyevski

Yeraltından Notlar.

bob marley


Dünya üzerindeki tüm insanların, dolayısıyla tüm müzik zevklerinin üzerinde uzlaşabileceği müzik türünün "klasik müzik" olduğu kocaman bir yalandır.
Eğer ille de böyle bir şey var derseniz, o müzik Robert Nesta Marley'dir.