7 Mayıs 2009 Perşembe

göztepe yeniden 2.lig'de...

bandista


Şimdi şu adrese giriyoruz: www.tayfabandista.org

Ne çıkıyor karşımıza? Sol cenahtan, altın gibi, şahane çocuklar toplanmış; medeniyetin gördüğü en güzel "direniş" ezgilerine kendi dilimizde söz yazmışlar; söz yazmakla kalmamış, bir de bu ezgileri ilk söylendikleri günküne yakın bir enerji ve ruhla yeniden yorumlayıp kaydetmişler. Olmuş mu size aslan gibi bir albüm? Umut dolu sımsıcak bir albüm? Tıpkı 1 Mayıs gibi... 

Albüm ücretsiz indirilebiliyor. İnen küçük sarı klasörde şarkıların sözlerini ve  hikayelerini de bulabiliyorsunuz. 

Şimdi ne yapıyoruz? Bu arkadaşları çevremizdeki herkesle tanıştırıyoruz. Sağda-solda, ya da şu daha doğru: solda-solda reklamlarını yapıyoruz. Neden? Çünkü bu ülkenin sola ve ona inananlara ihtiyacı var. Hep oldu, her zaman da olacak.

copyleft, bandista, 2009 | armağandır. çoğaltınız! dağıtınız!  yazmış adamlar yaa, copyleft yaa.. Alemsiniz ne diyeyim...

5 Mayıs 2009 Salı

neil young





"It is better to burn out than to fade away..."

19 Nisan 2009 Pazar

4 ocak 1960



Yüzyılın yetiştirdiği en önemli yazar ve düşünürlerden biri olan Albert Camus, yukarıdaki fotoğrafta görülen Facel-Vega'nın içinde öldüğünde 46 yaşındaydı. Hiçbir ölüm zamanlı değildir derler ama onunkisi pek erkendi. 

2 Nisan 2009 Perşembe

g20 protestoları - 1 nisan 2009 londra









G20 bugün toplanıyor. Her zaman olduğu gibi, tıpkı G8 toplantılarında olduğu gibi, dünyanın daha iyi bir yer olması için hiçbir çabada bulunmadan ayrılacaklar Londra'dan. Bol bol kanepe yiyecekler. İçki içecekler. Dinler gibi görünecekler. Bir şeyler yapmaya çabalıyor gibi görünecekler. İlgili gibi görünecekler. Protestocu kardeşlerimiz için, yapış yapış bir sırıtışla "biz de gençken böyleydik, doğal şeyler bunlar." deme samimiyetsizliğini gösterecekler. Yeni yatırım imkanları peşinde koşturacaklar. "Gerçeklerden" bahsedecekler. Kendi gerçeklerinden...
Bu sırada dışarıda toplanmış binlerce yürek, o "gerçekleri" bir gün aniden alaşağı edeceklerini haykıracak.

20 Mart 2009 Cuma

bob dylan



 Some people feel the rain. Others just get wet..."



http://fataliyev.blogspot.com/

10 Mart 2009 Salı

lionman - starring steve arkin




27 Şubat 2009 Cuma

18 Şubat 2009 Çarşamba

the clandestine insurgent rebel clown army




Türkçesiyle "başkaldıran, asi, yeraltı palyaço ordusu"... Birleşik Krallık topraklarında filizlenmiş, sol cenahtan anti-otoriter aktivist bir gruptur. Kısaca circa diye anılırlar. Diğer adları da smile liberation front'tur. Grubun en belirgin özelliği, küreselleşme, çok uluslu şirketler, savaş ve bunun gibi karşı oldukları pek çok diğer çirkinliklerle mücadele etmek için palyaçoluğu (ve diğer şiddet içermeyen eylemleri) kullanmalarıdır.

Circa, bir doğrudan eylem grubu olarak ortaya çıkmış ve george w. bush'un İngiltere ziyaretinde gerçekleştirilen ırak işgali karşıtı gösterilere katılmıştır. Özellikle g8 zirvelerinde düzenlenen protestolardaki eylemleriyle dikkatleri çekmiştir.

Grubun eylemcileri, her yeri renkli yamalar ve siyasi semboller dolu askeri kamuflajlar giyer ve yüzlerine klasik palyaço makyajı (pudralı surat, kırmızı burun) yapar. Bu kılıkları hem komik bir atmosfer yaratmalarına, hem de kimliklerini gizlemelerine olanak tanır. Silahları ise ev hanımlarının kullandıkları tüylü küçük toz alma sopaları ve su tabancalarıdır. Yarattıkları bu gülünç hava ile, radikal eylemcilere karşı olan önyargıları da kırma amacı taşırlar.

Circa, olaylarının "komik şeyler giyip sağda solda gezinmekten" ibaret olmadığını ısrarla belirtir. Eylemciler, eylemlerini destekler nitelikte bir psikolojiye de sahiptir. Her palyaço, gerginliğin arttığı durumlarda tansiyonu düşürme ve polis/jandarmayla "kamusal düzen çerçevesinde" çatışabilme becerilerine sahiptir. Bu saydıklarımın inceliklerini öğrenebilmeleri için, her eylemci adayı gruba katılım öncesi çok sıkı bir eğitimden geçer.

Ayrıca öyle dıravdan değil, harbi çocuklardır bunlar. Bilenler bilmeyenlere anlatsın...

Aha bu da grubun resmi sitesi:
http://www.clownarmy.org/

16 Şubat 2009 Pazartesi

mikhail bakunin


"İnsanın özgürlüğü, ancak doğa yasalarına 'kendisi onları öyle kabul ettiği için' uymasıyla mümkündür; tanrısal ya da insani, toplumsal ya da bireysel herhangi bir dış güç tarafından zorla kabul ettirildiği için değil..."