5 Ekim 2009 Pazartesi

3 ekim 1980

12 Eylül darbesi sonrası, 3 Ekim 1980...
Vehbi Koç'un Kenan Evren'e gönderdiği mektup:


“yakalanan anarşistlerin ve suçluların mahkemeleri uzatılmamalı ve cezaları süratle verilmelidir. polis teşkilatını teçhiz edecek ve kuvvetlendirecek imkânlar genişletilmeli, gerekli kanunlar bir an önce çıkarılmaldır. işçi-işveren ilişkilerini düzenleyecek olan kanunlar asgari hata ile çıkarılmalıdır. bazı sendikaların türk devleti’ni ve ekonomisini yıkmak için bugüne kadar yaptıkları aşırı hareketler, göz önünde bulundurulmalıdır. disk’in kapatılmış olmasından dolayı bir kısım işçiler sendikal münasebetler yönünden bekleyiş içindedirler. militan sendikacılar bu işçileri tahrik etmek ve faaliyeti devam eden sendikaların yönetim kadrolarına sızarak, kendi davalarını devam ettirmek niyetindedirler. bu durum bilineler, hazırlanacak kanunlarda gerekli tedbirler alınmalıdır. komünist parti’nin, solcu örgütlerin, kürtlerin, ermenilerin, bir takım politikacıların kötü niyetli teşebbüslerini devam ettirecekleri muhakkaktır, bunlara karşı uyanık olunmalı ve teşebbüsleri mutlaka engellenmelidir. zatıâlilerine ve arkadaşlarınıza muvaffakiyetler temenni ediyorum. emrinize amadeyim.”

27 Ağustos 2009 Perşembe

hayat

Herkes konuşur üzerine... Herkes anlatır... Ama esaslı bir şey söyleyebilmek, hele hele bunu bir iki cümlede ifade edebilmek çok zordur.

Seher Şeniz.

70'li yılların bir boka derman olmayan o erotik yeşilçam sinemasının Mine Mutlu ve Feri Cansel ile beraber en çok aranan "yıldızlarından".

1994 yılında, ikinci intihar girişiminde bu hayattan göçüp gitmiş. Ardında bıraktığı mektupta yazanlar, çoğu ünlü yazarın tuğla kalınlığında romanından, türlü filozofun çağları değiştiren nice kelamından daha dolu, daha anlamlı.

"Nihayet bu iğrenç dünyadan gitmeyi başardım. Ölmenin, ölmeye çalışmanın bu kadar zor olduğunu söyleselerdi alay ederdim. 15 yaşında anladım insanların ne mal olduğunu. Ben fahişe olmak için yaratılmamışım, hassas ve duygusalım. Öldüğümü kimse bilmesin. Peruklarımı yakıp, küllerini savurun. Müslüman geleneklerine göre gömülmek istemiyorum. Beni beyaz bir bornoza sarıp her yerimi kapatın o kadar..."

.................................


Yine de herşeye rağmen "devam etmeyi" seçmeli...

...mi ki?

29 Temmuz 2009 Çarşamba

RATM


Bi' albüm yapın artık be vicdansız herifler! Nedir, niyedir, kimedir bu nazınız?

28 Temmuz 2009 Salı

2009-2010 damalı formamız






Ne ümitlerimiz vardı be adidas... Sense bize geçen yıl Bayern'in beğenmeyip kullanmadığı formanın siyah beyazını kakaladın. Besbelli; o baklavalar Bayern'in armasından esinlenilerek yapılmış...

Bu elim gerçeği öğrenmeden önce az buçuk sempatim vardı damalıya. O da gitti artık. Yazıklar olsun ne diyeyim.

24 Temmuz 2009 Cuma

Cruyff


Beckenbauer'in bakkala gitmek için evden çıktığı andır bu. Ya Sarı, bana da bi' Samsun 216 bi' de Panaljin aldırsana be? Çok başım ağrıdı bu sıcaklardan...

12 Haziran 2009 Cuma

mondiali antirazzisti



1997'den beri İtalya'da düzenlenen ırkıçılık karşıtı bir futbol turnuvası... Dünyanın dört bir yanından tribün grupları dostça, omuz omuza mücadele ediyor turnuvada. Bu yıl 8-12 Temmuz arasında Bologna'da düzenlenecek ve ilk kez Türkiye'den bir takım da yer alacak: Adana Demirspor'luların takımı Locomotive Anatolia.

Güzel şeyler bunlar...


http://www.mondialiantirazzisti.org/

11 Mayıs 2009 Pazartesi

panda


- "pandaların soyu tükenme tehlikesindeymiş... sorarım size; bu hayvan şirin bir yaratık olmasaydı hatta bilakis acayip çirkin olsaydı, bambularla türlü komik maymunluklar yapmak yerine hırıltılı iğrenç bir sesle inildeyip dursaydı soylarını kurtarmak için bu kadar büyük bir tantana yapılır mıydı? oyuncakları, anahtarlıkları yapılır, uğurlarına bağış kampanyaları düzenlenir miydi? 

ben derim ki bırakın geberip gitsinler. çiftleşmeyi reddeden bir avuç ayı bozmasının bu doğaya ne katkısı var zaten?"

- "hacı hakikaten doğru diyorsun ya... isim neydi?"

-"emre."

7 Mayıs 2009 Perşembe

göztepe yeniden 2.lig'de...

bandista


Şimdi şu adrese giriyoruz: www.tayfabandista.org

Ne çıkıyor karşımıza? Sol cenahtan, altın gibi, şahane çocuklar toplanmış; medeniyetin gördüğü en güzel "direniş" ezgilerine kendi dilimizde söz yazmışlar; söz yazmakla kalmamış, bir de bu ezgileri ilk söylendikleri günküne yakın bir enerji ve ruhla yeniden yorumlayıp kaydetmişler. Olmuş mu size aslan gibi bir albüm? Umut dolu sımsıcak bir albüm? Tıpkı 1 Mayıs gibi... 

Albüm ücretsiz indirilebiliyor. İnen küçük sarı klasörde şarkıların sözlerini ve  hikayelerini de bulabiliyorsunuz. 

Şimdi ne yapıyoruz? Bu arkadaşları çevremizdeki herkesle tanıştırıyoruz. Sağda-solda, ya da şu daha doğru: solda-solda reklamlarını yapıyoruz. Neden? Çünkü bu ülkenin sola ve ona inananlara ihtiyacı var. Hep oldu, her zaman da olacak.

copyleft, bandista, 2009 | armağandır. çoğaltınız! dağıtınız!  yazmış adamlar yaa, copyleft yaa.. Alemsiniz ne diyeyim...

5 Mayıs 2009 Salı

neil young





"It is better to burn out than to fade away..."